

Yirmi
yıl…
Bir masa, bin hikâye.
Bir
yıl… Hepsi
başka bir
çehre.
Tepedeki isimler değişti bir sabah,
Yeni yüzler geldi, eskiye günah.
Kendi suretlerini oturttular başa,
Dün güven dedikleri bugün fazla.
Bir kapı kapandı, bir isim silindi,
Daha dünün emeği dün gibi gömüldü.
Kim sırada, kim kaldı,
kim bilir? Bu binada artık takvim bile değişir!
YİRMİ YIL!
Bir yılda talan! Dün kurulan düzen bugün darmadağın!
Kendi adamların, kendi tahtların,
Peki ya biz?
Biz kimin planıyız? YİRMİ YIL!
Bir kalemde sil! Sadakat eski,
hafıza fosil! İsimler değişir,
koltuklar dolar, Gidenin ardından sessizlik kalır!
Önce en üst kat,
sonra bir altı,
Her yeni imza bir eskisini yaktı.
Dün omuz omuza, bugün yol ayrımı,
Bir yıl yetti silmeye yirmi yılın anlamını.
Yeni dönem…
Yeni ekip…
Yeni hedef…
Eski insanlar?
Onlar artık geçmiş.
Peki bütün bu yıllar?
Bir sunumda silinecek kadar mı değersiz?
YİRMİ YIL!
Bir yılda talan! Dün kurulan düzen bugün darmadağın!
Kendi adamların, kendi tahtların,
Peki ya biz?
Biz kimin planıyız? YİRMİ YIL!
Bir kalemde sil! Sadakat eski,
hafıza fosil! Koltuklar sizin,
enkaz hepimizin! Bu hikâyede figüran mıydık hepimiz?
Yeni müdür…
Yeni düzen…
Yirmi yılın üstüne
Bir yıllık imza.
Perde kapandı.
Oyun devam ediyor.
Ama artık…
Kimse senaryoyu bilmiyor.