

Ankara’dan Köln’e, bavulda üç kazak
Yeni hayat dediler,
ben yine aynı masa
Köln yağmuru camda, kahvem soğuk elimde
Willkommen in Deutschland, sınav yarın önümde
Fünfzehn Stunden lernen, dışarı çıkmak yasak
Kaldırım beni özlemiş,
ben de onu biraz
Google Maps’te geziyorum, gerçek dünya beklemede
Özgürlük çok yakın ama ehliyet bende değil yine
Ich bin frei, ama evden çıkamam I’m alive,
ama trafiğe karışamam Ankara’dan Köln’e,
ne güzel macera
Sadece dört duvar ve bir soru bankası var Ehliyet,
ehliyet, kalbim stop eder
“Bitte rechts abbiegen” beynimde dans eder
Gülüyorum çünkü ağlamak pahalı
Almanya’da çok çalıştım, hâlâ evdeyim
vallahi
Komşum dedi: “Wie geht’s?”,
dedim: “Prüfung ist nah”
Dil kursu, iş, ders derken ruhum oldu IKEA
Köln Katedrali uzakta, ben ekran başındayım
Hayalim şehir turu, önce park etmeyi
başarayım
Fünfzehn Stunden lernen, geceyle gündüz karışık
Dışarıda hayat akıyor, bende test kitabı açık Bir gün şu direksiyon beni
özgürlüğe götürür
Ama bugün otobüs kartım bile çekmecede uyur
Maybe tomorrow,
belki nächste Woche
Şehir beni çağırır: “Komm schon,
los geht’s!” diye
Ben de derim: “Bir dakika,
son bir test daha” Özgürlük kapıda bekler,
ben cevap anahtarında Ich bin frei,
şimdi evden çıkacağım I’m alive,
belki yolu bulacağım
Ankara’dan Köln’e,
kalbim biraz yara Ama
gülerim yine,
çünkü hayat bir sınav ya Ehliyet,
ehliyet, bu kez geçeceğim “Bitte links abbiegen”,
dünyaya döneceğim Hüzünlü bir komedi,
bavulum hâlâ hazır Almanya’da çok çalıştım—şimdi Köln
beni çağırır (şimdi Köln beni çağırır)