

(evet... dinle)
Sokaklar dumanlı, adalet rafta bekler Enflasyon belimizi büktü,
çöktü tüm dilekler Her köşe başında bir gölge,
gözlerinde öfke var Gençlik kayıp gitmiş,
karanlıkta sönen umutlar Geçim derdi her hanede ağır bir savaşa döndü Fikirler
kelepçeli, temiz vicdanlar söndü (baksana halimize)
Cahillik kol geziyor, alkış tutuyor kalabalık Ahlak pazara düşmüş,
her tarafta bir yozlaşmışlık Siyaset bir tiyatro,
koltuk sevdası bitmeyen oyun Gerçekleri söyleyenin sesini keser her koyun Suç şebekeleri
sokakta cirit atarken rahatça Namusuyla çalışan eziliyor burada vahşice (susturamazsınız)
Sorular çok, cevaplar hep karanlıkta gizli Bu sokaklar şahit,
acının izleri çizgili
Uyan artık uykudan, vakit daralıyor bak Gerçekleri görmeyen gözlere bu son tokat
(uyan,
uyan!)
Gazeteler yalan yazar, ekranlarda sahte yüzler Adım adım uçuruma sürükleniyor bu izler
Eğitim can çekişir, liyakat yerle yeksan Hırsız baş tacı olmuş,
dürüstlükse büyük noksan Genç beyinler terk ediyor yurdu sessizce sessizce Kalanlarsa mahkum
edilmiş bu derin çaresizliğe (gitmek çare mi sanki?)
Kimse duymaz feryadı, herkes kendi derdinde Bencillik virüs gibi yayılmış milletin kalbinde
Kurtuluş beklemeyin yukarılardan asla siz Kendi zincirini kırmayan her kul kalır çaresiz
Bu düzen böyle gitmez,
elbet bir gün son bulur Karanlığın ardındaki sabah elbet bizi bulur (elbet
bir gün)
Sessizlik çöker sokaklara... (bu ses susmayacak)