

(hey, yo)
Sokaklar dilsiz ama anlatır her şeyi derinden Tozlu kaldırımlar tanır adımlarımı eskiden
Bir parça ekmek, biraz da umut ceplerimizde Yarım kalmış tüm hikayeler duruyor
gözlerimizde Zaman geçer, geride kalan sadece izler
(eyvallah) Karanlıkta parlayan o yorgun temiz yüzler
Kırık plaklar dönerken eski pikapta Aradığım cevaplar yazmıyor hiçbir kitapta Gece çökerken
semte, sesimiz yankılanır Biz sustukça sanma ki bu öfke yatışır Her satırda
bir hayal kırıklığı saklı Yıllar sonra anladık ki hep gidenler haklı
(ya,
ya)
Bu şehir bizim, sokaklar şahidimiz (şahidimiz)
Karanlık çökse de sönmez hiç ümidimiz
Her sokak başında yankılanır sesimiz (sesimiz)
Geçmişe sadık kalır bizim bu nefesimiz
Beton binalar arasında sıkışmış düşler Yalan dolan içinde kaybolmuş gülüşler Yazıyorum çünkü
başka çarem kalmadı Bu kirli düzen bizi hiçbir zaman sarmadı Sırtımızda yükler,
başımız dik yürüdük Biz bu yolda sessizce,
sabırla büyüdük (yavaşça)
Köşe başlarında bekleyen o yalnız çocuklar Hayata erken başlamış tüm o soluk
ruhlar Bir gün güneş doğacak elbet bu mahalleye Gerek yok artık başka
hiçbir teselliye Kalemim kağıdım tek dostum şu hayatta Gerçekleri yazdım ben her
bir satırda (gerçekler)
Bu şehir bizim, sokaklar şahidimiz (şahidimiz)
Karanlık çökse de sönmez hiç ümidimiz
Her sokak başında yankılanır sesimiz (sesimiz)
Geçmişe sadık kalır bizim bu nefesimiz
Son perde inerken eski mahallemize Selam olsun o şerefli mazimize Biz buradayız
hala, gitmedik hiçbir yere
Yazdık bu tarihi en dipten göklere Kelimeler silahım,
ritimler kalkanım Son nefese kadar bu yolda yanarım
(son nefes)
(barış, kardeşlik, sokaklar...) (peace,
out)