

(hey, yo)
Sokaklar dilsiz, geceler sessiz akar
Karanlık odada eski bir pikap döner yavaşça Yılların yorgunluğu omuzlarımda ağır bir
yük
Her satırda bir kavga,
her nefeste bin hüzün
Bu ses sokakların sesi,
duy içten
gelen feryadı (duy sesimi,
duy)
Eski usul ritimler, kalbimizin derin atışı
Kırık hayaller birikmiş köşebaşlarında bekler Geçmişin izleri zihnimde birer birer canlanır
Kalemim dert ortağım,
kağıtlar ise sırdaşım
Biz bu yolun yolcusuyuz,
bitmez bu bitmeyen savaşım
Bu ses sokakların sesi,
duy içten
gelen feryadı (duy sesimi,
duy) Eski usul ritimler,
kalbimizin derin atışı
Kulak ver bu ritme,
geçmişten geleceğe bir köprü
(evet, kulak ver)
İstanbul'un arka
sokaklarından gelen bu yankı
Bu ses sokakların sesi,
duy içten
gelen feryadı (duy sesimi,
duy)
Eski usul ritimler, kalbimizin derin atışı
(peace, elveda)