

(hmmmm) Bir geceydi…
uzun bir yol vardı
Karanlığa gömülmüş bir araba sessizce ilerliyordu
İki küçük çocuk korkusuzca gülüyordu
Kaderin son satırı yazdığını bilmiyorlardı
Çarpışma karanlığın içinden ansızın geldi
Ne bir çığlık vardı ne de bir ses…
Birini aldılar… diğeri küllerin arasında kaldı Gözlerini açtı… ama geriye yalnızca sessizlik
kaldı Kardeşinin adını kalbine gömdü Ve ömrü boyunca
kayıp yarısını aradı.
Tiyoman…
Tiyoman Neredesin kardeşim? Seni yüzlerde,
şehirlerde, limanlarda aradım
Çünkü kan,
aklın unuttuğunu hatırlar Ve ruh,
seni görmeden önce bile tanır.
Tiyoman… Tiyoman Seni hiç bırakmadım İstanbul’dan Bodrum’a kadar yürüdüm O
gecenin bıraktığı küller
Bir gün sönmeyen ateşe dönüşecek.
Yalnız büyüdü…
Solmuş bir fotoğrafa sarılarak
Ve gözlerinde cevapsız kalan bir soru vardı İnsanların arasında yaşadı
But hep onlardan uzaktı
Sanki yıllar önce çalınmış kalbini arıyordu.
Diğeri ise gösterişli bir evde büyüdü But duvarları görünmeyen bir hapishaneydi İnsanlara
gülümsüyordu Fakat içindeki kırıkları saklıyordu Sanki ruhu
Adını bilmediği birini çağırıyordu.
Karşılaştılar… Ama gerçeği bilmiyorlardı
Kalpleri gözlerinden önce titredi
Biri öfkeliydi
Çünkü hissettiklerini anlayamıyordu
Diğeri sustu
Çünkü ruhu her şeyi hatırlıyordu.
Sonra o geldi… Bodrum rüzgârı gibi usulca
Gözlerinde saklı bir sır vardı Kalbi yalnızca huzur arıyordu Onu sevdi… Yolun
ateşten geçtiğini bile bile O da sevdi… Ama sessizliğinin ardında
ne saklı olduğunu bilmiyorlardı.
O geceyi çaldığını sanan kişi… Bil ki…
Kan unutmaz
Gerçek ölmez
Onları aynı yerde yeniden buluşturan sendin
Ama fark etmedin… Kendi mezarını kendi ellerinle kazıyordun.
Artık küller uyanıyor Artık kardeş Kardeşini gözlerinde görüyor Ama gerçeği nasıl söyleyecek?
Kaybolmuş bir ruha adını nasıl geri verecek?
Gerçek merhametli değildir Önce yaralar… Sonra iyileştirir Ama sessizlik Bütün yaralardan daha
ağırdır Ve kan… Onları ayıran
her şeyden daha güçlüdür.
Tiyoman… Tiyoman
Neredesin kardeşim? Seni yüzlerde,
şehirlerde, geçen yıllarda aradım Çünkü kan,
aklın unuttuğunu hatırlar Ve ruh,
seni görmeden önce bile tanır.
Tiyoman… Tiyoman Seni sonunda buldum
Ama sana uzanan yol Hâlâ uzun… Hâlâ acı dolu… O gecenin bıraktığı
küller Sonsuza dek sönmeyecek bir ateş olacak.
Tiyoman… Ben buradayım… Beni bekle…