

(hey, bak, dinle)
Karanlık sokakların nemli kaldırımlarında Bir hikaye yazılır bu kentin dumanında Gözlerinde yorgunluk,
ceplerinde boş umutlar Üstümüzden geçip giden o simsiyah bulutlar Her köşe başında
geçmişin bir gölgesi var Yarım kalan hayaller,
o bitmeyen sancılar (ah,
evet)
Yine düştük yollara,
gece çöktü üstümüze (gece çöktü yine) Anlatılan masallar hiç değmedi yüzümüze
Kayıp giden yılların
hesabını kim sorar?
Sokaklar sessiz, içimde bir fırtına var
Zaman akıp giderken yüzümüzdeki çizgiler Anlatır her şeyi,
susar bütün diller Bir feryat yükselir eski mahalleden Kalanlar yoruldu gidenleri beklemekten
Cebimizde taşlar, yüreğimizde ağır yük Büyüdüğümüz o sokaklar şimdi çok küçük
Yine düştük yollara,
gece çöktü üstümüze (gece çöktü yine) Anlatılan masallar hiç değmedi yüzümüze
Kayıp giden yılların
hesabını kim sorar?
Sokaklar sessiz, içimde bir fırtına var
Geçmişin tozlu sayfaları önümde açık
(bak önümde açık)
Yollar dumanlı, her taraf karanlık
Yine de yürürüz biz buralarda yalınayak
Sokaklar konuşur, rüzgar fısıldar
(her sokak anlatır bizi) Sadece karanlıkta
kalanlar duyar
(barış ve saygı, yer altı
sakini, peace)